444 1 633 0(553) 034 2205 prof.sinanekici@gmail.com

Mesane Kanseri Tanısı Nasıl Konulur?

İdrar tahlili sonucunda idrarda kanama olduğu tespit edildikten sonra ultrasonografi, bilgisayarlı tomografi, manyetik rezonans görüntüleme gibi radyolojik yöntemlerden yararlanılarak tanıya yönelik bulgular elde edilir.
İdrardaki hücrelerin incelendiği idrar sitolojisi hastalığın derecesi hakkında bilgi verebilir, ancak bu kesin tanı için her zaman yeterli olmamaktadır.
Ayrıca, genellikle idrardaki kanser hücrelerini ve ürünlerini test etmeye yönelik yöntemler mesane kanseri tanısında tek başlarına yetersiz kalmaktadır. Fakat bunlar hastaların takiplerinde yardımcı olmaktadır.

Mesane kanseri şüphesi oluşmuş ise bu aşamada yapılması gereken sistoskopidir. Sistoskopi anestezi altında teleskop benzeri ışıklı bir aletle idrar yolundan girilerek idrar yolunun (üretra) ve mesanenin incelenmesi işlemidir.
Sistoskopi ile kanser veya kanser şüphesi oluşturan bir oluşum görüldüğünde, biyopsi almaya uygun, kesici özelliği de olan rezektoskop isimli bir başka alet ile yine aynı şekilde mesaneye girilir. Kanserli doku görünüşünden çoğunlukla belli olur. Söz konusu tümör halka şeklindeki kesici uç kullanılarak transüretral rezeksiyon (TUR) denilen kapalı yöntemle alınır. Alınan dokular patolojik incelemeye gönderilir. Bu şekilde hem tanı hem tedavi yapılmış olur. Patoloğun değerlendirmesi sonucu kesin kanser tanısı ve özellikleri belirlenir. Kanserin evresi ve derecesi (kanser hücrelerinin normalden ne kadar farklı olduğu) bize hastalığın hangi hızla ilerleme potansiyeline sahip olduğu konusunda bilgi verir.

Bu sonuca göre TUR’a ek bir tedavi gerekip gerekmediği belirlenir. Bu kararı verirken, kanserin evresi, derecesi, odak sayısı, büyüklüğü, karsinoma in situ eşlik edip etmediği, mesane içerisindeki yerleşimi ve hastanın özellikleri dikkate alınır.

Buna göre, kanser kasa invaze olmamış ise düşük, orta ve yüksek riskli olarak risk sınıflaması yapılır ve tedavi planı belirlenir. Ek tedavi ilk 1 ay içerisinde yeniden aynı işlemin yapılması, mesane içine ilaç (kemoterapi) veya biyolojik indükleyici ilaç (immünoterapi) uygulaması şeklinde yapılmaktadır. Bu hastalardaki tedaviden amaç hastalığın nüksetmesini ve ilerlemesini durdurmaktır. Yapılan tedavinin etkinliğini belirlemek amacıyla 3 ay sonra tekrar sistoskopi ile inceleme yapmak gereklidir. Kontrollerde nüks görülmez ise kontrol aralıkları uzatılır.

14