444 1 633 0(553) 034 2205 prof.sinanekici@gmail.com

BPH Tedavisinde Medikal Tedavi Seçenekleri Nelerdir?

Her büyüyen prostat mutlaka tıkanıklık yapacak diye bir kural yoktur. Bu nedenle tek başına prostat büyüklüğü tedavi kararı vermek için yeterli değildir.

Her hasta için tedavi yöntemi belirlenirken prostatın büyüklüğü ve büyüme tipi, mesanenin etkilenip etkilenmediği yanında hastanın şikayetlerinin derecesi, yaşı ve başka hastalıkların varlığı da dikkate alınır. Bu nedenle tüm hastalar için belirlenmiş standart yöntemler yoktur. Hastaya özgü en uygun tedavi yöntemini hasta ve doktor ortak karar vererek şekillendirmelidir.

Tedavi Seçenekleri Nelerdir?

İzlem, ilaç tedavisi, minimal invaziv yöntemler ve cerrahi tedaviler BPH tedavisinde uygulanan başlıca yöntemleridir. Medikal tedavi seçenekleri şunlardır:

1. Gözleyerek Bekleme (İzlem): BPH çok nadiren hızlı bir ilerleme gösterebilir. Şikayetleri çok hafif düzeyde olan hastalar herhangi bir aktif tedavi almadan sadece yaşam tarzlarında değişiklikler yaparak kontrol altında izlenebilirler. Alınacak tedbirlerle hastanın şikayetleri tolere edilebilir seviyeye indirildiği sürece belirli aralıklarla takip edilebilir. Şikayetlerde artış olduğunda aktif tedavi yöntemlerine geçilmelidir.

2. İlaç Tedavileri: BPH hastanın günlük aktivitelerini ve yaşam kalitesini bozmaya başlamışsa erken dönem bulguları ilaç tedavileri ile kontrol edilebilir. Bir dönem fayda görülen bu tedaviden ilerleyen dönemlerde ilaca rağmen hastanın şikayetleri tekrar edebilir. Bu grup hastalar ve uzun süreli ilaç kullanımını takiben artık ilacı bırakmak isteyen hastalarda diğer tedavi alternatifleri düşünülmelidir. Ayrıca prostatın median lobunun büyüdüğü hastalarda ilaç tedavisinin etkinliği düşüktür. Bu durumda diğer tedavi alternatifleri uygulanmalıdır. Genel olarak iki çeşit ilaç tedavisi vardır.

  • 5-alfa redüktaz enzim inhibitörleri: Prostatın büyümesine neden olan dihidrotestosteronun oluşumunu sağlayan enzim olan 5-alfa redüktaz enzimini bloke ederek etkili olan bu grup ilaçlar finasterid ve dutasteriddir. Maksimum etkileri 6-12 aylık kullanım sonrasında ortaya çıkar. Prostatta %30 oranında küçülme yapabilirler. En etkili olduğu hasta grubu orta derecede şikayetleri ve 30-40 gr’ın üzerinde prostatları olan hastalardır. Yan etkileri ereksiyonda azalma, cinsel istekte azalma, meni miktarında azalma ve memelerde büyüme ve hassasiyettir. PSA düzeyinde azalma yaptıkları için prostat kanseri açısından değerlendirme yapılırken bu ilaçların kullanıldığı konusunda doktora mutlaka bilgi verilmelidir.
  • Alfa blokerler: Amaç prostat boyutlarını küçültmekten ziyade prostat ve mesane boynundaki düz kasları gevşeterek daha rahat idrar yapmaya yardımcı olmaktır. Doksazosin, terazosin, alfuzosin ve tamsulosin bu grupta yer alan ilaçlardır. Doxazosin sıklıkla hem hipertansiyon hem de BPH tedavisi için kullanılır. Etkinlikleri birbirine yakındır. Etkileri birkaç gün içinde ortaya çıkar. İlaç tedavisi uygun olan hastaların %70’inde ilaçtan fayda görülür. Bu ilaçlar prostatın büyüklüğü üzerinde bir etkiye sahip olmadıkları için prostattaki büyüme süreci devam eder ve bir süre sonra ilacın etkinliği azalır. En önemli yan etkileri postural hipotansiyon (ani ayağa kalkıldığında tansiyon düşmesi), baş dönmesi, sersemlik, yorgunluk, halsizlik ve baş ağrısıdır. Ayrıca prostat ve mesane boynundaki kasların kasılması orgazm sırasında meninin ileriye doğru atılmasına yardımcı olduğu için, bu ilaçlar kullanıldığında meninin ileriye doğru atılması zorlaşır ve bir kısmı mesane içerisine kaçar.
  • Kombinasyon Tedavileri: 5-alfa redüktaz inhibitörleri ve alfa blokerler birlikte kullanılır.

3. Fitoterapi: BPH tedavisinde hiç faydası olmayan bir tedavi yönteminin etkisi, yani plasebo etkisi, %40’dır. Pek çok diyet veya bitkisel kaynaklı yöntemler ve bileşimler tedavi amaçlı önerilmiştir. Fakat pek çoğu bilimsel bir kanıta dayanmamaktadır. Kullanılan tüm ilaçlar da aslında bitkilerden elde edilmiş ekstrelerdir. Fakat amaca uygun kısımları izole edilerek üretilmişlerdir. Fakat fitoterapide bitkilerin istenilmeyen belki de zararlı etkilerine de maruz kalınmaktadır. BPH tedavisinde kullanılan fitoterapötik bileşimlerin çoğu 5-alfa redüktaz enzimini bloke etme özelliğine sahiptirler. Bir kısmı da prostat dokusu üzerindeki östrojen reseptörlerini bloke ederek prostat büyümesine engel olur. Bu tür ilaçlar fitoterapi ile ilgilenen kişilerce önerilmektedir. Yan etkileri de dikkate alınarak tercih edilebilir.

  • Saw palmetto (seranoa repens) 5-alfa redüktaz enzimini bloke ederek ve östrojenin prostat dokusu üzerindeki östrojen reseptörlerine bağlanmasını bloke ederek etki eder. Etkinliği finasteridden daha düşüktür.
  • Pygeum Africanum saw palmetto benzeri etki gösterir fakat etkinliği daha düşüktür.
  • Soy Isoflavone içerdiği fitoöstrojenler aracılığıyla prostat üzerindeki östrojen reseptörlerine bağlanarak inhibitör etki gösterir. Etkinliği ölçülemeyecek kadar azdır.
  • European Flower Pollen Extract anti-inflamatuar ve prostat büyümesini engelleyici etkisi olduğu söylenmesine rağmen ölçülebilmiş bir etkinliği yoktur.
15