444 1 633 0(553) 034 2205 prof.sinanekici@gmail.com

Böbrek Kanserinin Tedavisi Nasıl Yapılır?

Böbrek kanserlerinin tedavisinde en etkili tedavi yöntemi ameliyattır. Çünkü, böbrek kanseri radyoterapiye ve kemoterapiye dirençlidir. İmmünoterapi ve hedefe yönelik tedavi ilerlemiş böbrek kanserinde tedavi seçeneğidir.
Böbrek kanserinin tedavisinde ameliyatın tipi kanserin yerleşimi, evresi, büyüklüğü ve sayısına göre ya radikal ameliyat ile böbrek, böbrek üstü (sürrenal, adrenal) bezi ve etrafındaki Gerota kılıfı ve yağ tabakaları ile birlikte tamamen çıkarılması (radikal nefrektomi) ya da kısmi olarak sadece kanserli dokunun çıkarılması (parsiyel nefrektomi) ve böbreğin kalan kısmının korunması şeklinde yapılır. Bu kararı verirken hasta ile ve kanserli doku ile ilgili pek çok faktör dikkate alınır. Amaç, sadece kanserli dokuyu çıkartırken normal böbrek dokusunu da koruyabilmek olmalıdır. Çünkü böbreğin tümü çıkarıldığında tek kalan diğer böbrek, vücudun yükünü tek başına taşımak zorunda kalacak ve zaman içinde kronik böbrek yetmezliği ve kalp-damar hastalıkları gelişme riski artacaktır. Özet olarak, yapılacak ameliyatın tipinin belirlenmesi, her hastaya özgü yapılacak detaylı değerlendirme sonucunda alınacak bir karardır. Ancak, tümör 7 cm’den küçük ise, parsiyel nefrektomi yapılması için şartlar zorlanılmalı, çok gerek kalmadıkça radikal nefrektomi yapılmamalıdır!

Radikal nefrektomi
radikal_nefrektomi

 
Parsiyel nefrektomi
parsiyel_nefrektomi

 

Büyük tümörlerde (≥7 cm) ve vena kava içine veya kalbe kadar uzanan tümör trombüsü olan tümörlerde standart tedavi radikal nefrektomidir. Trombüsü olan tümörlerin ameliyatları mutlaka bu konuda deneyimli bir ürolojik onkoloji uzmanı ve ekibi tarafından yapılmalıdır.
Ameliyat, açık ameliyat, laparoskopik veya robot yardımlı yöntemlerle yapılır. Bu yöntemlerin seçiminde, kansere ve hastaya ait faktörler rol oynar. Tanıyı kesinleştirmek için, çıkarılan örnekler patolojik yöntemlerle incelenir ve tümörün cinsi, karakteri ve yayılım derecesi belirlenir.
Kanser Gerota kılıfı içinde ise hastaların büyük kısmında başka ek bir tedaviye gerek kalmaz. Eğer kanser kılıfın dışına çıkmışsa ya da başka yerde de mevcut ise cerrahi sonrası ek bir tedavi gerekecektir.
Tespit edilen böbrek kanseri 3 cm’den küçük boyutta ve böbreğin dış kısmında ise, hasta seçimini çok iyi yaparak (cerrahiyi kaldıramayacak kadar yaşlı veya ek hastalıkları olanlarda, tek böbreği olanlarda, her iki böbreğinde de tümör olanlarda veya Von Hippel Lindau hastalığı gibi genetik geçişli tekrarlayan tümör oluşturmaya yatkın hastalığı olanlarda) biyopsi yapılarak kanserin cinsi belirlendikten sonra, aktif izlem veya ablasyon yöntemleri (kriyoterapi veya radyofrekans tedavi) tercih edilebilir. Nüks riskinin yüksek olması nedeniyle bu hastalar yakın takip edilmelidir.
Böbrek kanserlerinin %80’i şeffaf hücreli histolojik tipte olup kemoterapiye (ilaç tedavisi) ve radyoterapiye (ışın tedavisi) dirençlidir, cevap vermez. Ancak, kemik ve beyine yayılım olduğunda hastanın şikayetlerini azaltmak amacıyla bölgesel radyoterapi uygulamaları yapılmaktadır. İlerlemiş böbrek kanserlerinde eğer böbrekteki tümör ve varsa akciğer, kemik ve beyinde olan 1 adetyayılmış tümör ameliyatla çıkarılabiliyorsa, öncelikle ameliyat yapılmalı sonra da biyolojik tedaviler uygulanmalıdır.
Çok nadir görülen ve kötü prognozlu olan toplayıcı kanal karsinomunda, renal medüller kanserde ve her türlü histolojik tipte görülebilen sarkomatoid özellikler varlığında kemoterapiye cevap alınabilmektedir.
Cerrahi sonrasında gerek görüldüğünde veya ilerlemiş hastalık durumunda cerrahiye ek olarak biyolojik tedaviler kullanılır. Çok iyi seçilmiş hastalarda, interferon alfa ve yüksek doz interlökin 2 tedavisi yüksek yan etkileriyle birlikte %5-27 oranında etkilidir. Böbrek kanserinde şu an için en etkili biyolojik tedavi “hedefe yönelik tedaviler”dir. Kanserli dokunun damarlanması ve çoğalmasında görev alan mikromoleküllerin oluşumunu veya etkilerinin ortaya çıkmasını engelleyen ilaçlar kullanılır. Hastaya ait faktörler ve kanserin patolojik tipi ilaç seçiminde önemlidir. Yan etkileri nedeniyle deneyimli merkezlerde uygulanması gereklidir.

14